Günlük yaşantınızda en sık karşılaştığınız sorunlar nelerdir?
– İslerimi yetiştiremiyorum..Ofise geç kalacağım…
– Çocuklara tahammül edemiyorum…Çocuklar nankördür…
– Bu hafta çok para harcadım…
– Kocam (veya karım) bu sabah bana çok ters konuştu…
– Çok yorgunum, böbreklerim ağrıyor…
– Birşey unuttuğumdan eminim ama bunun ne olduğunu bilemiyorum?
– Ah bu Ayşe, dırdırı ile beni çok kızdırıyor…
– Yanımızdaki daireye hırsız girmiş..Güvenlik diye bir şey kalmadı.
– Kocam arada sırada benim de gezmek isteyebileceğimi kabullenmiyor.
Son zamanlarda iki kilo daha aldım…
– Babam hasta..ümit ederim ki..
– Daha bütün bu çamaşırlar ütülenecek…
– Karım artık benimle ilgilenmiyor…
– Artık daha fazla dayanamıyorum…
Bazen gelip geçici, bazen saplantı halinde, bazen önemli, bazen de çocukça düşünceler gün boyunca kafanızı kurcalar.
Bu düşünceler sizi sürekli olarak gergin ve tasa içinde tutmaktadır. Beyninizin içinde dolanıp duran düşüncelerden sıyrılarak, gevşemeyi ele başaramazsınız. Tüm bunlar organizmanın düzenli çalışmasını aksatmaktır. Özellikle lenf dolaşımını ve sinir sistemini olumsuz yönde etkiler. Konumuzun dışında kalan bilimsel ayrıntılara girmeden, düzenli bir beden yapısının düzenli bir ruhsal yapıya bağımlı olduğunu söyleyebiliriz.
“Endişe, öfke, korku dolu düşüncelerden kurtulamıyorum… Zaten çevremdeki herkes sinirli ve endişeli…Ben nasıl sakin olabilirim?..” diye düşünebilirsiniz.
Kendimizi bir kez daha tekrarlamış olacağız belki ama, yine de evde huzur dolu bir ortamın oluşması için en Önemli görevin anne babalara düştüğünü vurgulayacağız. Aİlenizdeki insanlar sizi yansıtan ayna gibidirler. Asık bir yüze de, gülen bir yüze de hemen karşılık verirler. Bakışlarımız ne denli huzur doluysa, yüzünüz ne denli gülüyorsa, çevreniz de o kadar huzurlu ve neşeli olacaktır.


Sen de Yorumla!

biz arayalim iletisim teslimat

Son Yorumlar